Viktor Huqo'nun Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimize Adadığı Şiir

Viktor Huqo'nun Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimize Adadığı Şiir

Ünlü Fransız yazar Victor Huqo'nun Hz. Muhammed Peygamber'imize (s.a.s) adadığı mısraları Türkçe'ye çevrildi.

Viktor Huqo'nun Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimize Adadığı Şiir

Viktor Hüqo' nun Hazreti Muhammed (sas) için yazdığı satırlar Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Öğretim Üyesi Yakup Yaşa tarafından Türkçe'ye çevrildi.

Tercüme edilen satırlarda Hz. Muhammed'in (sas) hayat tarzının ve onun yüceliğinin izlerine rastlanır. Viktor Hüqo'nun söz konusu eserinde son peygamberin ölümünden önceki zamanlarından da bahsedilir.

Bu arada, ünlü Fransız yazar Victor Hugo 1855 yılında "La Légende des siècles" (yüzyılların Efsanesi) adlı eserini yazdı. Yazçının bu eserinde Allah, İslam, Kuran ayetleri ve Hz. Muhammed (sas) ile ilgili satırlarin olduğu belirtiliyor.

Türkçe'ye çevrilen satırlar şöyledir:

"Vazifesinin yakın olduğu içine doğmuştu
Metindi, kimseyi kınamıyor, incitmiyordu
Yolda gördüğü kimselerle selamlaşıyordu
Her gün sanki biraz daha yaşlanıyordu
Oysa sadece yirmi ak vardı siyah sakalında
Durup su içen develeri izliyordu arada sırada

Böylece, deve güttüğü zamanları hatırlıyordu.
Sanki Cenneti görmüş, İlahi Aşkı bulmuştu
Sanki kâinatın yaratılışına şahit olmuştu
Alnı dik, yanakları kusursuz, benzersizdi
Kaşları ince, bakışları anlamlı ve keskindi

Boynu, gümüş bir testinin boğazıydı sanki.
Tufanın sırlarını bilen Nuh'un havası vardı.
Ona danışmaya gelenlere, adil davranırdı
Kimi itiraf eder, kimi güler ve inkâr ederdi
Sessizce dinler, en son konuşurdu kendisi

Ağzından dua ve zikir hiç eksik olmazdı
Çok az yer, karnının üzerine taş koyardı.
Boş durmaz, koyunlarını sağıp oyalanırdı
Oturur yere, elbiselerini kendi yapardı
Artık genç değildi, eski gücü de kalmamıştı

Yine de, herkesten daha fazla oruç tutardı
Altmış üç yaşında, bir ateş sardı vücudunu
Kutsal Kitap Kur'an'ı bir kez daha okudu
Sonra, sancağı, Said'in oğluna teslim etti.
Onlara: "Artık aranızdan ayrılma vakti geldi

Allah birdir, hep onun yolunda savaş" dedi.
Mahzundu, bakışlarında, yurdundan zoraki
Sürülen yaşlı bir kartalın hüznü vardı sanki
Yine, her günkü vaktinde mescide geldi,
Ali'ye tabi olanlar da arkasından geliyordu

Ve, kutsal sancak rüzgarda dalgalanıyordu.
Benzi soluktu, döndü ve kalabalığa seslendi
"Ey insanlar, ömür bitiyor, hayat gelip geçici
Biz, karanlıkta birer zerreyiz, yüce olan O'dur
Ey insanlar, O'ndan başka rehberim yoktur

Onsuz bir değerim olmazdı."
Bir zat ona : "Ey müminlerin gerçek Sultanı!
Seni dinler dinlemez, herkes inandı sözüne
Sen doğduğunda, bir yıldız doğdu gökyüzüne
Kisra sarayının üç kulesi birden devrildi" dedi.

O da: "Melekler ölümümü müzakere etti;
Vakit tamam, dinleyin! Eğer herhangi birinize
Bir kötülük yaptıysam, çıksın herkesin önünde
Ben ölmeden, gelsin intikamını alsın şimdi;
Kime vurmuşsam, o da bana vursun" dedi.
Ve uzattı usulca asasını oradan geçenlere.

Yaşlı bir kadın, bir koyunu kırpıyordu eşikte
Ona: "Tanrı yardımcın olsun!" diye seslendi.
Bakışlarında bir hüzün vardı, oldukça bitkindi
Dalgındı; birden, şöyle dedi: "Herkes duysun!
Allah benim adımı andı! Bundan emin olun

Topraktan insan, nurdan bir peygamberim
İsa'nın getirdiği dini tamamlamaya geldim.
Ashabım, ben sabır taşıyım, İsa tatlı dilliydi.
Zira her şafak, doğacak güneşin müjdecisi
İsa benden önce, ama ne Tanrıdır ne de oğlu
O, gülü koklayan Bakire Meryem'den doğdu.

Unutmayın, ben de etten kemikten bir faniyim
Kuruyan bir balçıktan başka bir şey değilim;
Şu dünyada başıma gelmeyen şey kalmadı;
Çektiğim çilelere, yol olsa, dayanmazdı
Baskı ve işkenceden, şu bedenim çok çekti;

Ve eğer işlediğimiz her bir günahın bedeli
Korkunç bir haşere olsaydı, o karanlık mezarı
Bize dar eder, cehenneme çevirirdi orayı.
Tekrar tekrar bedenlenir cehennem ehli
Ve kurtlar yeniden kemirir tüm bedenlerini

Böylece, defalarca tükenir ve yeniden dirilir
 Cezalarını çekince de, yeniden huzura erişir.
 Ben, kutsal savaşların mütevazı meydanıyım
 Bazen bir efendi bazen de bir köle gibiyim
 Kelamım, tıpkı çöldeki kum ve kuyular gibidir

 Bir sözüm korkutuyorsa, bir diğeri müjdecidir;
 Ey inananlar! Çektiklerimi görüyorsunuz işte!
 Karşıma alıp, insanı aldatıp yeniden delalete
 Sürüklemek isteyen o dehşet saçan iblisleri
 Engellemeye çalıştım, bağladım o pis ellerini
 Çoğu zaman, Yakup gibi, karanlıklar içinde

 Çarpıştım durdum, görmediğim kimselerle;
 Fakat insanlar beni özellikle öldürmek istedi
 Bana karşı sürekli kin ve kıskançlık besledi
 Ben ise, asla, Hak davamdan vazgeçmedim
 Onlarla savaştım, ama kimseden incinmedim

 Savaş boyunca: "Bırakın yapsınlar!" diyordum
 Kanlar içinde tek yaralı ben olayım istiyordum
 Varsın hepsi vursun bana, zaten durmazlar ki
 Zira sağ ellerine Ayı, sol ellerine Güneşi
 Versem de, düşmanlarım vazgeçmezdi asla
 
Yine de saldırırlardı bana şu çileli yolculukta
 Fakat ne olursa olsun geri adım atmadım
 Zira bu kutsal dava uğruna tam kırk yıl savaştım
İşte, böyle geçen bir ömrü nihayet tamamladım
Şimdi Allah'a gidiyorum, dünyayı geride bıraktım.
 Greklerin Hermès'i, Yahudilerin de Lévi' yi

 Desteklediği gibi siz de hiç bırakmadınız beni
 Çektiğiniz bu sıkıntılar, mutlaka son bulacak
 Bu soğuk, ıssız geceye elbet Güneş doğacak
 Müminler, asla ümidinizi kesmeyin O'ndan
 Zira Kronnega dağlarını aslan yuvası yapan,
 Denizleri incilerle, karanlıkları da yıldızlarla

 Donatan Allah, elbet sizleri de koymaz darda.
 Sonra: "O'na inanıp teslim olun"diye ekledi
İnanmayan, ancak, inkâr da etmeyenlerin yeri
 Cennet ile cehennemi ayıran duvarın üzeri
 Kararmıştır kalpleri, günah işlemek tek işleri;
 Hiç kimse tamamen günahsız değildir belki
 Ama çabalayın ki, Allah cezalandırmasın sizi

 Namaz kılın, bütün azalarınız değsin yere
 Zira o dayanılmaz cehennem ateşi, sadece
 O'nun için yere kapanmayan bedenleri yakar
 O, kapkaranlık dünyayı, masmavi gökle açar;
 Misafiri sevin, dürüst olun, adaletle hükmedin
 Yüce katında türlü türlü nimetler var sizin için
 
Yedi göğü geçmek için altın eğerli atlar,
 Ve yıldırımları geride bırakan hızlı arabalar
 Huriler, tertemiz, hep ter ü taze ve neşeli
İncilerden yapılmış köşklerde oturur her biri
 Cehennem ateş ehlini bekler, vay hallerine!
 Ateşten ayakkabıları olacak ve giydiklerinde,
 
Sıcaklıkları kazan gibi beyinlerini kaynatacak
 Cennet ehli ise, pek neşeli ve gururlu olacak."
 Biraz durdu, hep ümitli olmalarını öğütledi
 Sonra, ağır adımlarla yürümeye devam etti
 Ardından : "Ey insanlar! Size sesleniyorum
 Vakit saat doldu, ebedi bir âleme gidiyorum

 Belki bu sizinle son görüşmemiz, acele edin
 Beni tanıyan herkes gelip son kez dinlesin
 Bir hatam olduysa, yüzüme söylesin" dedi.
 Kalabalık sessizce sağa sola açılıp yol verdi
 Gitti ve Ebufleya Kuyusunda sakalını yıkadı
Biri ondan üç drahmi istedi, çıkardı verdi

 "Şimdi, mezara bırakmaktan daha iyi" dedi.
 Herkesin, bir güvercininki gibi ışıl ışıldı gözleri
 Bakıp, kendilerini hep kollayan o yüce insana,
 Ağlıyordu halk; evine kadar eşlik ettiler ona
 Birçoğu gözünü bile kırpmadan orada bekledi
 Bütün geceyi dışarıda taşların üzerinde geçirdi

 Ve ertesi sabah, günün ağardığını fark edince
 "Ben artık kalkamıyorum, dedi, Ebubekir'e
 Kitap'ı alıp yanına, sen kıldıracaksın namazı."
Eşi Aişe de o sırada cemaatin arkasındaydı
Ebubekir okuyor, Muhammed ise dinliyordu
 Nihayet, okuduğu ayetleri usulca bitiriyordu
 O, dua ve zikrini yaparken herkes ağlıyordu
 
Ve, Ölüm Meleği çıka geldi akşama doğru
 "İçeri girebilir miyim" diye müsaade istedi
 "Gelsin" dedi. Dünyaya açtığı o ilk günkü gibi
 Yine ışıl ışıl parlıyor ve gülümsüyordu gözleri,
 Ve, Melek ona : "Allah seni bekliyor" dedi
 Memnuniyetle, dedi. Şakakları şöyle bir titredi
 Bir an aralandı dudakları ve ruhunu teslim etti".

5536_07052014



KAYNAK: Hervakit.com

YASAL UYARI:Sitemizde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapılmaktadır. Sitemizde yayınlanan haber ve tüm içerikler ancak ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar hakkında yasal yollara başvurulacaktır.

Her Vakit -   [49]

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı
Bu habere henüz hiç yorum yazılmamıştır.
Haberle ilgili düşüncenizi buraya yazmak için aşağıdaki 'Bu Haberle İlgili Yorumunuzu Yazın' formunu kullanabilirsiniz.

Bu habere yorum yazın:

Ad Soyad:
Email:
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde hervakit.com sitesinin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Şiirler Haberleri

  • Rüya Bitti Son Buldu O HayatRüya Bitti Son Buldu O Hayat

    İnsanların mutlu olduğu bir dünyaydı o dünya. Kavgadan,nefretten ve kinden uzaktı. Analar ağlamıyordu o dünyada ve çoçukların geleceği parlaktı,aydınlıktı karanlık yoktu o tatlı dünyada...

    30.06.2016 03:49
  • Hayranım Cancağzım Ela GözlereHayranım Cancağzım Ela Gözlere

    Gözlerin beni hep benden alır, Hayranım cancağzım ela gözlere..

    30.06.2016 03:39
  • Yar Olmasa Dost OlmasaYar Olmasa Dost Olmasa

    Yürek ağrır ağlar gözler, Yar olmasa, dost olmasa, Çıldırmış bu deli derler, Yar olmasa, dost olmasa...

    30.06.2016 03:39
  • İki Ateş Arasında Yandım Kül Oldumİki Ateş Arasında Yandım Kül Oldum

    Çok günler yaşadım ömrümde körü körüne, İki ateş arasında yandım kül oldum....

    30.06.2016 03:39

Video Galeri

Öne Çıkan Haberler

  • Avrupa'nın En Kirli AdamıAvrupa'nın En Kirli AdamıKış gecelerinde Ludwig şaxtadan korunmak için sıcak külün içinde yatıyor .
  • İlhame Bedelova'nın Türkiye'deki Oyunculuk Faaliyetiİlhame Bedelova'nın Türkiye'dekiATV tele kanalının sunucusu İlhame Bedelova Türkiye'deki oyunculuk faaliyeti hakkında konuştu.
  • Okul Eğitim Siteleri Neden Güncellenmez?Okul Eğitim Siteleri NedenMilli Eğitim Bakanlığı'nın en yararlı faaliyetlerinden birisi şüphesiz tüm okullara bir web sitesi yapmasıdır.
  • Üstad Bediüzzaman Said Nursi'den Gençlere MesajlarÜstad Bediüzzaman SaidBediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur külliyatının bir çok bölümünde gençlere yer vermişti. Gençlik dinamizmin tehlikelerine dikkat
  • Rüya Bitti Son Buldu O HayatRüya Bitti Son Buldu O Hayatİnsanların mutlu olduğu bir dünyaydı o dünya. Kavgadan,nefretten ve kinden uzaktı. Analar ağlamıyordu o dünyada ve çoçukların

Son Eklenenler